İncirli cad. No:41 Kat:4 34147 / Bakırköy / İstanbul (Dilek Pastanesinin üstü)

Sık Sorulan Sorular

Peroneal sinir hasarı hangi durumlarda görülebilir?

Peroneal sinir  diz bölgesinde yüzeyel olduğu için özellikle bu bölgede  baskı ve direkt travmaya uğruma ihtimali oldukça yüksektir.Diz ameliyatları sonucu, alçılar, bacak ortezleri, yüksek botlar, sıkı çorap bağları, çoraplar ve bacak bacak üstüne atarak uzun süre oturma sonucu peroneal sinir bası altında kalabilir. Şeker hastalığı,kilo kaybı ,tümör veya kistlere bağlı olarak da peroneal  sinir hasarı gelişebilir.

Peroneal sinir hasarı belirtileri nelerdir?

Sinir hasarında ilk şikayet ayakta güçsüzlüktür.Yürürken ayak yere takılıyormuş gibi olur.Ani veya yavaş bir şekilde başlayan şikayetler giderek artar. Ağır hasarlarda düşük ayak gelişebilir.Ayrıca  ayak sırtının ve bacağın ön yan yüzünde uyuşukluk görülebilir.

Peroneal sinir hasarı nasıl tedavi edilir?

Eğer şikayetler ileri düzeyde değilse hastanın şikayetleri genellikle kendiliğinden bir ay içinde düzelir.Eğer hastanın ayağında  güç kaybı varsa ve Elektromiyografi (EMG) de sinir hasarı tespit edilmişse beklenmemeli ve hemen ameliyat düşünülmelidir. Hastaya genel anestezi vermeden  lokal anestezi altında yapılan ameliyat sonrasında eğer çok geç kalınmamışsa sinirdeki  motor fonksiyon % 87 oranında düzelmektedir.

Normal Basınçlı Hidrosefaliye Yol Açan Etmenler?

Olguların pek çoğunda altta yatan neden saptanamaz. Kafa travması, geçirilmiş beyin kanaması, tümör veya kistler,  cerrahi sırasında görülen kanamalar, menenjit veya diğer beyin enfeksiyonları neticesinde NBH oluşabilir

Lomber Ponksiyon Nasıl Yapılır?

BOS yaklaşık basıncını ölçmeye aynı zamanda sıvıdan tahlil yapmaya yardımcı olur. Lokal anestezi altında belin alt kısmına ince bir iğne ile girilerek 50 cc ye kadar BOS boşaltılır. Bu sayede hastadaki belirtilerde geçici bir düzelmenin olması beklenir. Eğer bu işlem sonrasında belirtilerde geçici sürelide olsa anlamlı bir düzelme olursa o zaman cerrahi tedavinin başarılı olacağı söylenebilir. Eğer lomber ponksiyona yanıt negatif veya net olarak anlaşılamamış ise daha ileri araştırmalar yapmak gerekir.

NBH'de Şant Tedavisine Uygun Hastalar Kimlerdir?

Bu amaçla pek çok test ve araştırma geliştirilmiş olmak ile birlikte, tek başına sant işleminin başarısını tahmin ettirebilecek bir faktör bulunmamaktadır. Aşagıdaki bulgular şant takılmasını takiben sonucların daha iyi olacağını düsündürmektedir:

Yürüme bozukluğunun ilk ortaya çıkan ve en belirigin şikayet olması  Travma veya kanama gibi NBH nin bilinen bir sebebinin olması Görüntüleme yöntemlerinde ventrikul boyutlarının BOS un bulunduğu Subaraknoid boşluktan orantısız şekilde geniş olması Lomber ponksiyon veya lomber katater yoluyla BOS boşaltılmasının dramatik geçici bir düzelme sağlaması Ölçülen beyin içi veya spinal BOS basıncının üst limitlerde olması Beyini etkileyen küçük kan dammar hastalığı kanıtlarının minimal oluşu

Hidrosefali semptomlarının santlama sonrası düzelmesinin mümkün olacağını bilmek önemlidir.
Cerrahi sonrası tamamen iyileşme herkesin beklentisi olsada, bu her zaman mümkün olmayabilir. Cerrahi sonrasında mevcut şikayetlerin anlamlı ölçüde azalması, kişinin başkalarına bağımlı halden kurtulmaları, en önemlisi nörolojik semptomlarin daha da ilerlemesinin önüne geçilmesi hasta ve yakınlari içen tatminkar bir cevaptır.

NBH'de Şant Ameliyatının Başarı Oranı Nedir?

Yürüme bozukluğu, hafif demans ve mesane kontrol problemleri ameliyat sonrası birkaç gün içerisinde düzelebilir veya haftalar aylar düzelme icin gerekebilir. Bu düzelmenin ne süratte ve ne derece olacağını önceden kestirmenin bir yolu maalesef yoktur. Düzelme olanlarda sıklıkla bu düzelmeler ilk haftalar içerisinde olur. Bu iyileşme hafif düzeyde olabileceği gibi çok dramatik bir şekilde de olabilir.

NBH Tedavi Edilmez İse Ne Olur?

NBH li hastalar sıklıkla ilerleyici semptomlar ile basvururlar ve bu semptomların kendi kendine düzeleceği ve klinik bozulmanın kendi kendine duracağına inanmanın bir nedeni yoktur. Kimse mevcut semptomların ne hızda ilerleyeceğini tahmin edemez. Semptomlar ne kadar şiddetli ise ve ne kadar uzun süredir mevcut ise tedaviye yanıt o derece daha az olacaktır. Genel bir kural olarak tanı ve tedavi ne kadar erken yapılırsa düzelme o kadar iyi olacaktır. Eğer semptomlar çok hafif ise hastaya acil bir sant operasyonu yapmadan bir süre yakın takip yapılabilir.

Menengioma Nedir?

Menengiomalara beyin tümörü denmesine rağmen aslında bu tümörler beyin dokusundan değil, beyin ve omuriliği kaplayan zarlar olan meninkslerden gelişirler. Menenjiomaların çoğu iyi huylu ve yavaş büyüyen tümörlerdir.

Menengiomalar Ne Sıklıkla Ve Kimlerde Görülür?

Menengiomalar tüm primer beyin tümörlerinin yaklaşık olarak %20’sini oluştururlar. En sık 40-60 yaş arasında görülürler. Yaş arttıkça görülme sıklığı da artar. Kadınlarda erkeklere göre iki kat daha sıklıkla görülürler.

Menengiomaların Nedeni Nedir?

Menenjiomaların nedenleriyle ilgili araştırmalar halen sürmektedir. Hastaların %40 -80’i arasında 22. kromozomda anormallik bulunmuştur. Bu kromozom normalde tümör oluşumunu baskılamaktan sorumludur. Menengiomalarda ayrıca plateletten köken alan büyüme faktörü (PDFGR) ve epidermal büyüme faktörü alıcılarından (EGFR) da fazlaca bulunur. Bunlardaki fazlalığın bu tümörün büyümesinde etkileri olduğu düşünülmektedir. Bunların dışında kafa bölgesine daha öncedden radyasyon uygulanmış olması, meme kanseri öyküsünün olması, ya da nörofibramatozis tip 2 hastalığının olması da menengioma gelişmesi riskini artıran durumlardır. Bazı kişilerde gebelik sırasında menengiomaların büyüdüğü gözlenmiştir.

Menenjiomaların Belirti Ve Bulguları Nelerdir?

Menengiomalar genellikle yavaş ve içe doğru büyüyen tümörlerdir. Dolayısıyla, herhangi bir belirti ortaya çıkmadan önce tümör önemli büyüklüklere ulaşabilmektedir. Ortaya çıkan belirtiler genellikle tümörün yerine ve büyüklüğüne bağlıdır. Bu belirtiler genellikle büyüyen tümörün beyin üzerinde oluşturduğu basınç ile ilgili olarak baş ağrısı ve bir kol veya bacakta kuvvet kaybıdır. Bunun yanı sıra havale geçirme, kişilik değişiklikleri veya görme sorunları da ortaya çıkabilir. Kol ve bacaklarda kuvvet kaybı veya duyu kaybı omurilik menengiomlarının en sık rastlanan belirtileridir. Tümör dışarıya doğru büyürse kafatası kemiklerinin kalınlaşmasına da neden olabilir.

Menengiomaların Tedaviden Sonra Tekrarlaması Mümkün Müdür?

Menengiomaların çoğu iyi huyludur ve cerrahi ile tedavi edilebilir. Ancak tümör hücrelerinin hepsi cerrahi sırasında çıkartılamazsa ya da diğer tedavi yöntemleri tarafından öldürülemezlerse tümör yeniden büyüyebilir. Ameliyatı takip eden 5 yıl içinde tamamen çıkatılan iyi huylu menengiomaların yaklaşık olarak %5’i, kısmi olarak çıkartılabilen iyi huylu menengiomaların %30’u, atipik menengiomaların ise %40’ı tekrar büyümüştür.Hastanın genel sağlıklılık durumuna bağlı olarak tümörün tekrarlaması durumunda tekrar bir cerrahi girişim ya da daha büyük olasılıkla radyasyon tedavisi gerekebilir.

Menengiomalarda Tedavi Sonrasında İyileşme Ne Kadar Sürer Ve Nasıl Olur?

Beyin tümörlerinde hastanın yaşı, genel sağlık durumu, tümörün yeri ve büyüklüğü ve uygulanan tedaviye göre iyileşme süresi değişir. Cerrahi sonrasında ortaya çıkabilecek olan kas koordinasyonu bozuklukları veya konuşma sorunlası genellikle geçicidir. Bu dönemde rehabilitasyon hizmetleri gerekebilir.

Lomber Dar kanal Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Spinal kanalda MR ile gösterilmiş ileri derecede darlık olmasına rağmen bir çok hastanın şikayeti olmayabilir. Her iki bacakta ağrı ,yanma, karıncalanma ve yürüme güçlüğü lomber dar kanal tanısı almış hastalardaki en sık görülen şikayetlerdir. Hasta kısa bir mesafe yürümek istediğinde, sık sık durup dinlenme ihtiyacı duyar. Hastalık ilerlerse ,hasta bacaklarındaki uyuşukluk ve yanmalar nedeniyle gece uykusundan uyanır. Hastalığın ilerlediğini gösteren diğer bir belirti de bacaklara sık sık kramp girmesidir. En ileri safhada ise hasta idrar kaçırmaya başlar.

Lomber Dar kanalda Tanı Nasıl Konulur?

Röntgen filmleri,Bilgisayarlı Tomoğrafi ve Manyetik Rezonans (MR) çekilerek, daralmış disk aralıkları ile kalınlaşmış faset eklemlere bağlı oluşan spinal kanalda daralma ve daralan kanal içerisinde omuriliğin sıkıştığı gösterilebilir.

Lomber Dar Kanal Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sadece uyuşmanın veya yanmanın olduğu başlangıç döneminde hastaya kilo vermesi tavsiye edilir, fizik tedavi ve ağrı kesici ilaçlar önerilir. Eğer bu darlık ileri derecedeyse, yani hasta yürürken sık sık dinlenmek ihtiyacını duyuyor veya geceleri uyuşukluk nedeniyle uyanıyorsa mutlaka ameliyat gerekir. İyi seçilmiş ve geç kalınmamış hastalarda ameliyatla kanal genişletilmekte, omuriliğe ve sinirlere olan bası ortadan kaldırılmaktadır. Yapılan bu cerrahi işleme Lomber Dekompresyon yada Laminektomi denir. Omurilik basısı ameliyatla giderildikten sonra hastanın ağrıları zamanla azalır ve kaybolur. Dar kanal olgularında, bazen omurlar birbiri üstünden kaymış (spondilolistezis) olabilir. Bunun sonucunda omurlar arasında anormal hareketler (instabilite) olabilir. Bu gibi vakalarda dekompresyon cerrahisine ek olarak ilgili omurları sabitlemek için spinal füzyon cerrahisi de yapılmalıdır . Spinal füzyon; birbirine sabitlenecek omurların arasına kemik parçaları, kemik benzeri maddeler ve/veya metal aletler (enstrümentasyon-vidalar) yerleştirilerek yapılır.

Lomber dar kanal ameliyatı sonrası hastanede kalış süresi üç gündür. Hastaların çoğu ameliyattan 6 ile 9 ay sonra eski tüm aktivitelerini rahatlıkla gerçekleştirebilmektedir.Genellikle günlük aktivitelere ve normal bir yaşama dönebilmesi için hasta ameliyat sonrası bir rehabilitasyon programına alınır. Ayrıca hastanın uygun görülen özel korseyi iki ay süreyle kullanması gerekebilir.

Akustik Nörinomaların Nedeni Nedir?

Akustik nörinomaların neden ortaya çıktığı bilinmemektedir. Bu tümörün belirli bir tür tümör baskılayıcı gende bir bozukluk olduğu zaman ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu tümörler bazen nörofibramatozis tip 2 (bir diğer adı da von Recklinghausen hastalığı) denen bir kalıtsal hastalıkta oluşabilmektedir.

Akustik Nörinomalar Ne Sıklıkla Görülürler?

Akustik nörinomalar genellikle bir milyonda 10 kişide görülürler. En çok 30-60 yaş arasında  ve kadınlarda daha sık görülürler.

Akustik Nörinomaların Tanısı Nasıl Konur?

İlaçlı beyin MR görüntülemesi akustik nörinomaların tanısında kullanılan en iyi yöntemdir.

Akustik Nörinomaların Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Tümör ne kadar büyükse tedavi de o kadar karmaşık ve zor olacağından erken tanı ve erken tedavinin önemi büyüktür. Bu tümörün tedavisinde genellikle bir beyin cerrahı ile bir kulak-burun-boğaz cerrahı birlikte çalışırlar. İşitme kaybının olup olmamasına, tümörün büyüklüğüne ve pozisyonuna göre en etkili cerrahi yaklaşım seçilir.

Cerrahi girişimin amacı hastanın dengesini, yüz mimiklerini ve yüzdeki duyuları ve görmeyi korumak ve geri kazanmaktır.  Tümör işitmeden sorumlu olan 8. sinirin etrafında geliştiği için, işitme kaybı genellikle kalıcı olur. Cerrahi girişim öncesinde kaybedilen işitme geri gelmez. Tümör büyükse genellikle işitme kaybı tam olur.  Büyük tümörlerin çıkartılması sırasında genellikle yüz kaslarını yöneten sinir zedeleneceği için kalıcı yüz felçleri ortaya çıkabilir. Çok büyük tümörler beyin sapına bası yaparak beyin omurilik sıvısının normal akışını engelleyebilirler. Bu durumda beyin içinde sıvı birikimi yani Hidrosefaliye neden olabilir. Bu da hayatı tehdit eden bir durumdur. Bu durumda cerrahinin amacı beyin içinde biriken sıvının normal akışını sağlamak ve beyin sapı üzerindeki basıyı kaldırmaktır. Cerrahi girişim sonrasında sık rastlanan yan etkiler baş ağrısı, bulantı, huzursuzluk ve koordinasyon güçlüğüdür. Bu yan etkiler genellikle birkaç hafta içinde azalır. Bazı durumlarda rehabilitasyon tedavisi gerekebilir. Stereotaktik radyocerrahinin amacı tümör büyümesini yavaşlatmak ya da durdurmaktır; tümörü iyileştirmek ya da yok etmek değildir. Radyocerrahi genellikle ileri yaşlardaki ve genel sağlık durumu ameliyatı kaldıramayacak durumda olan hastalara uygulanır.Bazı durumlarda cerrahi sonrasında kalmış olabilecek tümör parçalarının yok edilmesi için de radyocerrahi kullanılabilir.Radyocerrahi sadece küçük tümörlere uygulanabilir. Radyocerrahi de zaman zaman yüz felçleri ya da işitme kayıplarına neden olabilmektedir. Gözlem. Bu tümörler genellikle çok yavaş büyüdükleri için çoğu zaman herhangi bir belirti vermeden kalabilirler. Bu durumda MR ile düzenli aralıklarla takip edilip büyüyüp büyümedikleri izlenebilir.
Akustik Nörinomalarla İlgili Tedavi Sonrası Beklentiler Nedir?
Akustik nörinomalar iyi huylu, kanser olmayan tümörlerdir. Vücudun diğer yerlerine yayılım (metastaz) yapmazlar, ancak büyümeye devam ederek kafatası içindeki önemli yapılara bası yapabilirler.  Cerrahi girişim ile hastaların %95’inde tümör tam olarak çıkartılabilmektedir. Bu ameliyattan ölüm riski %1’in altındadır.  Küçük tümörü olan hastaların yaklaşık % 95’inde kalıcı yüz felci ortaya çıkmaz. Ancak büyük tümörleri olan hastaların yaklaşık üçte ikisinde ameliyat sonrasında kalıcı yüz felci görülür. Küçük tümörü olan hastaların yaklaşık yarısında tümörün olduğu tarafta bir miktar işitme kalacaktır. Radyocerrahi sonrasında sinir hasarı, işitme kaybı ve yüz felci gibi istenmeyen durumlar belli bir süre sonra bile ortaya çıkabilmektedir.